AVRUPA MEDENİYETİNİN GERÇEK YÜZÜ
Bosna Hersek dramını gazetelerden, kitaplardan çok okumuş, televizyonlarda haberlerini çokça içim burkularak izlemiştim. Malum , Yugoslavya diye bir devlet vardı.Yugoslavya devleti 6 cumhuriyetin birleştirilmesi ile kurulmuş bir devletti.
Bu cumhuriyetler:
1-Bosna hersek cumhuriyeti
2-Hırvatistan cumhuriyeti
3-Makedonya cumhuriyeti
4-Karadağ cumhuriyeti
5-Sırbistan cumhuriyeti
6-Slovenya cumhuriyeti
Yugoslavya 1943 yılından 1980 yılına kadar komünist lider Josip Broz Tito tarafından demir yumrukla idare edildi. Bir Sırp ve Hıristiyan olan Tito, yönetimde olduğu yıllarda Müslüman Boşnaklara karşı sıkı bir asimilasyon politikası güttü. Müslümanları dininden uzaklaştırmak için komünist eğitim politikaları takip etti. Ama Her canlının tadacağı ölümü oda tadarak bu dünyadan çekip gitti.
Tito’nun ölümü ile Yönetim Kolektif başkanlık diye bir sistemle yönetilmeye başlandı. Bu ucube yönetim tarzı da uzun sürmedi.1990 yılında çok partili sisteme geçildi. Doksanlı yıllar Komünist bloğun kırılma yılları oldu. Komünizmin kalesi olan Rusya Gorbaçov ile dönüşüm sürecine girdi. Rusya’nın da komünist rejimden vazgeçmesi ile komünizme umut bağlayan uydu ülkelerin tüm hayalleri suya düştü. Yugoslavya da bundan payını alacaktı.1991 yılı sonlarında Yugoslavya’da baş gösteren Ekonomik sıkıntılar cumhuriyetler arasında bağımsızlık ateşinin fitilini yaktı. Rusya’nın yönettiği SSCB den kopan ülkeler gibi Yugoslavya’yı oluşturan cumhuriyetler de bağımsızlıklarını ilan ettiler.1991 yılı sonunda Slovenya, Hırvatistan, Makedonya, Bosna-Hersek Bağımsızlıklarını ilan ettiler. Eski Yugoslavya merkezinin ve yönetimin sahibi Sırbistan Zaten ana kütle olarak kalmış ve Sırbistan Cumhuriyeti olmuşlardı.
Artık herkes kendi yolunda ilerlemesi gerekirken Bosna-Herek’in bağımsızlığı kabullenilememiş.1992 yılında Sırbistan askerleri Tanklarla, toplarla Bosna-Hersek halkını tamamen yok etmek için insanlık dışı bir katliam hareketi başlattılar.Yugoslavya’nın merkezinin Sırbistan olması,Askeri ve siyasi yönetimin Sırpların elinde olması nedeniyle silah Sırpların elindeydi.Ordusunu kuramamış, siyasi bir kadro oluşturamamış Boşnak Müslümanlar savunmasız yakalanmışlardı.Tüm Yugoslav askeri gücünü elinde tutan Sırplar Bosna-Hersek ‘in başkenti Saray Bosna’ya saldırıya geçmişler,Müslüman olduğunu bildikleri evlere bomba ve kurşun yağdırmışlardı.Saray Bosna etrafı tamamen Sırp çetelerce kuşatılmış kimi zaman uzaktan,kimi zaman yakından her gün milyonlarca kurşun,binlerce bomba ile sivil,savunmasız halka ölüm kusmuşlar.Neye uğradıklarını anlamaya çalışan Boşnak halkı 20. Yüzyılda Avrupa’nın ortasında böyle bir vahşete hiç ihtimal vermemişler.Sırp lider Karadziç Bosna – Hersekte hiç Müslüman kalmayacağını Uluslar arası bir toplantıda kürsüden konuşmuş, Karşısındaki Bilge İnsan Aliya İzzet Begoviç bunu hiçbir zaman başaramayacaklarını haykırmıştı.
Avrupa birliği, özgürlükler, hümanizm, medeniyet, sivil halk kavramları artık benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Saray Bosna ve Mostar ‘a yaptığım geziden sonra Avrupa medeniyetine bakış açım tamamen değişti. Avrupalı beyefendiler Bir avuç müslümanın yok olması için adeta koalisyon kurmuşlar. Saray Bosna ve Mostar’ı imkan olsa da dünyadaki tüm Müslümanlara gezdirebilsek.İnsan görmeyince tam tasavvur edemiyor.Saray Bosna’da savaşın üzerinden 16 yıl geçmiş ama birçok evin duvarları hala delik deşik.Minarelerin yarısı yıkılmış, öylece duruyor.Osmanlı döneminde kalma ve el yazma eserlerin olduğu kocaman bir kütüphane yakılmış.Sadece saray Bosna da 12.000 kişi şehit edilmiş.Şehitler eli silah tutan insanlar değil, kadın, çocuk, yaşlı ,genç her yaştan.Çünkü orada bir savaş olmamış.Savaş diyebilmek için karşılıklı bir güç olması lazım.Sadece ve sadece bir soykırım, başka bir tanımı yok bunun.
Birleşmiş milletler teşkilatının da kime hizmet ettiğini, kimleri koruduğunu, bu örgütten Müslümana fayda olmayacağının da delili olmuş Bosna –Hersek. Savaş başlar başlamaz Saray Bosna havaalanının kontrolü birleşmiş milletlere geçmiş. Havaalanının güvenliğini sağlayan BM Bosna’daki insanlık dışı katliamları kahve içerek izlemişler.Saray Bosna, etrafı dağlarla çevrili bir şehir.Şehrin hakim noktalarına yerleştirdikleri tanklarla, toplarla saldırmışlar.Günlük 2000 top mermisinin şehre yağmur gibi yağdığını söylüyorlar Bosnalı hayatta kalanlar.Otellerin balkonlarından insan avlamışlar adeta.Bosnalı savaş tanıkları, Medeni(!) Avrupa ülkelerinden gelen bazı insanlar(?) Para vererek İnsan safarisi yapmışlar. Sokaklarda zevk için Müslüman öldürmüşler. Bir annenin çocuğunu gözü önünde önce öldürmüşler, sonra kıyma makinesinden geçirmişler, sonrada anneye yedirmek istemişler.Bunlar 1000-2000 yıl önce değil daha 16 yıl önce olmuş Avrupa’nın göbeğinde.Yüzlerce insanı bir camiye doldurmuşlar, sonra camiyi ateşe vermişler.
Tüm bu alçaklıkları görünüşte Sırplar yapmış, ama parçaları birleştirince büyük resim ortaya çıkıyor. NATO güçleri Sırpların saldırılarına ses çıkarmadığı gibi, tam tersine SREBRENİSA da Boşnakların silahlarını toplamışlar. Sırp askerlerine Yunan, Bulgar ve Rus askerleri de eşlik etmiş.
Hıristiyan Avrupa Bosna’da Müslüman görmek istemiyor. Müslüman’ın varlığına tahammülleri yok. Türkiye’de ki Avrupa sevdalılarına, batı medeniyeti hayranlarına duyurulur.






| Eğitim | % 11.01 | (293) |
| Ulaşım | % 17.81 | (474) |
| İmar | % 18.15 | (483) |
| Güvenlik | % 5.6 | (149) |
| Alt Yapı | % 11.8 | (314) |
| Sağlık | % 6.65 | (177) |
| İstihdam | % 6.31 | (168) |
| Hepsi | % 22.66 | (603) |
Tirmizi ve Nesai'de şöyle denmiştir: "(İbnu Mesud) Akabe cemresine geldi. Vadinin dibinde durdu, kıbleye karşı yönelip, sağ kaşının üst hizasından yığma (taşları) atmaya başladı.."
Tirmizi, Hacc 64, (901)
| Takımlar | O | G | B | M | P | ||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | 6 | 2 | 3 | 1 | 48 | |
| 2 | Fenerbahçe | 6 | 4 | 1 | 1 | 47 | |
| 3 | Trabzonspor | 6 | 1 | 2 | 3 | 33 | |
| 4 | Beşiktaş | 6 | 1 | 2 | 3 | 33 |