AVRUPA MEDENİYETİNİN GERÇEK YÜZÜ

02 Şubat 2012 Perşembe
Rafet FENER rafetfener@hotmail.com

AVRUPA MEDENİYETİNİN GERÇEK YÜZÜ
Bosna Hersek dramını gazetelerden, kitaplardan çok okumuş, televizyonlarda haberlerini çokça içim burkularak izlemiştim. Malum , Yugoslavya diye bir devlet vardı.Yugoslavya devleti 6 cumhuriyetin birleştirilmesi ile kurulmuş bir devletti.
Bu cumhuriyetler:
1-Bosna hersek cumhuriyeti
2-Hırvatistan cumhuriyeti
3-Makedonya cumhuriyeti
4-Karadağ cumhuriyeti
5-Sırbistan cumhuriyeti
6-Slovenya cumhuriyeti
Yugoslavya 1943 yılından 1980 yılına kadar komünist lider Josip Broz Tito tarafından demir yumrukla idare edildi. Bir Sırp ve Hıristiyan olan Tito, yönetimde olduğu yıllarda Müslüman Boşnaklara karşı sıkı bir asimilasyon politikası güttü. Müslümanları dininden uzaklaştırmak için komünist eğitim politikaları takip etti. Ama Her canlının tadacağı ölümü oda tadarak bu dünyadan çekip gitti.

Tito’nun ölümü ile Yönetim Kolektif başkanlık diye bir sistemle yönetilmeye başlandı. Bu ucube yönetim tarzı da uzun sürmedi.1990 yılında çok partili sisteme geçildi. Doksanlı yıllar Komünist bloğun kırılma yılları oldu. Komünizmin kalesi olan Rusya Gorbaçov ile dönüşüm sürecine girdi. Rusya’nın da komünist rejimden vazgeçmesi ile komünizme umut bağlayan uydu ülkelerin tüm hayalleri suya düştü. Yugoslavya da bundan payını alacaktı.1991 yılı sonlarında Yugoslavya’da baş gösteren Ekonomik sıkıntılar cumhuriyetler arasında bağımsızlık ateşinin fitilini yaktı. Rusya’nın yönettiği SSCB den kopan ülkeler gibi Yugoslavya’yı oluşturan cumhuriyetler de bağımsızlıklarını ilan ettiler.1991 yılı sonunda Slovenya, Hırvatistan, Makedonya, Bosna-Hersek Bağımsızlıklarını ilan ettiler. Eski Yugoslavya merkezinin ve yönetimin sahibi Sırbistan Zaten ana kütle olarak kalmış ve Sırbistan Cumhuriyeti olmuşlardı.

Artık herkes kendi yolunda ilerlemesi gerekirken Bosna-Herek’in bağımsızlığı kabullenilememiş.1992 yılında Sırbistan askerleri Tanklarla, toplarla Bosna-Hersek halkını tamamen yok etmek için insanlık dışı bir katliam hareketi başlattılar.Yugoslavya’nın merkezinin Sırbistan olması,Askeri ve siyasi yönetimin Sırpların elinde olması nedeniyle silah Sırpların elindeydi.Ordusunu kuramamış, siyasi  bir kadro oluşturamamış Boşnak Müslümanlar savunmasız yakalanmışlardı.Tüm Yugoslav askeri gücünü elinde tutan Sırplar Bosna-Hersek ‘in başkenti Saray Bosna’ya saldırıya geçmişler,Müslüman olduğunu bildikleri evlere bomba ve kurşun yağdırmışlardı.Saray Bosna etrafı tamamen Sırp çetelerce kuşatılmış kimi zaman uzaktan,kimi zaman yakından her gün milyonlarca kurşun,binlerce bomba ile sivil,savunmasız halka ölüm kusmuşlar.Neye uğradıklarını anlamaya çalışan Boşnak halkı 20. Yüzyılda Avrupa’nın ortasında böyle bir vahşete hiç ihtimal vermemişler.Sırp lider Karadziç Bosna – Hersekte hiç Müslüman kalmayacağını Uluslar arası bir toplantıda kürsüden konuşmuş, Karşısındaki  Bilge İnsan Aliya İzzet Begoviç bunu hiçbir zaman başaramayacaklarını haykırmıştı.

Avrupa birliği, özgürlükler, hümanizm, medeniyet, sivil halk kavramları artık benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Saray Bosna ve Mostar ‘a yaptığım geziden sonra Avrupa medeniyetine bakış açım tamamen değişti. Avrupalı beyefendiler Bir avuç müslümanın yok olması için adeta koalisyon kurmuşlar. Saray Bosna ve Mostar’ı imkan olsa da dünyadaki tüm Müslümanlara gezdirebilsek.İnsan görmeyince tam tasavvur edemiyor.Saray Bosna’da savaşın üzerinden 16 yıl geçmiş ama birçok evin duvarları hala delik deşik.Minarelerin yarısı yıkılmış, öylece duruyor.Osmanlı döneminde kalma ve el yazma eserlerin olduğu kocaman bir kütüphane yakılmış.Sadece saray Bosna da 12.000 kişi şehit edilmiş.Şehitler eli silah tutan insanlar değil, kadın, çocuk, yaşlı ,genç  her yaştan.Çünkü orada bir savaş olmamış.Savaş diyebilmek için karşılıklı bir güç olması lazım.Sadece ve sadece bir soykırım, başka bir tanımı yok bunun.

Birleşmiş milletler teşkilatının da kime hizmet ettiğini, kimleri koruduğunu, bu örgütten Müslümana fayda olmayacağının da delili olmuş Bosna –Hersek. Savaş başlar başlamaz Saray Bosna havaalanının kontrolü birleşmiş milletlere geçmiş. Havaalanının güvenliğini sağlayan BM  Bosna’daki insanlık dışı katliamları kahve içerek izlemişler.Saray Bosna, etrafı dağlarla çevrili bir şehir.Şehrin hakim noktalarına yerleştirdikleri tanklarla, toplarla saldırmışlar.Günlük 2000 top mermisinin şehre yağmur gibi yağdığını söylüyorlar Bosnalı  hayatta kalanlar.Otellerin balkonlarından insan avlamışlar adeta.Bosnalı savaş tanıkları, Medeni(!) Avrupa ülkelerinden gelen bazı insanlar(?) Para vererek İnsan safarisi yapmışlar. Sokaklarda zevk için Müslüman öldürmüşler. Bir annenin çocuğunu gözü önünde önce öldürmüşler, sonra kıyma makinesinden geçirmişler, sonrada anneye yedirmek istemişler.Bunlar 1000-2000 yıl önce değil daha 16 yıl önce olmuş Avrupa’nın göbeğinde.Yüzlerce insanı bir camiye doldurmuşlar, sonra camiyi ateşe vermişler.

Tüm bu alçaklıkları görünüşte Sırplar yapmış, ama parçaları birleştirince büyük resim ortaya çıkıyor. NATO güçleri Sırpların saldırılarına ses çıkarmadığı gibi, tam tersine SREBRENİSA da Boşnakların silahlarını toplamışlar. Sırp askerlerine Yunan, Bulgar ve Rus askerleri de eşlik etmiş.

Hıristiyan Avrupa Bosna’da Müslüman görmek istemiyor.  Müslüman’ın varlığına tahammülleri yok. Türkiye’de ki Avrupa sevdalılarına, batı medeniyeti hayranlarına duyurulur.

Bu içeriği görüntüleyebilmek için Adobe Flash Player yüklemeniz gerekmektedir!

Get Adobe Flash player

Bu köşe yazısı 497 kez okunmuştur.
Bu sayfada sizin de yorumunuz yayınlanabilir!
Haber ile ilgili fikir ve düşüncelerinizi diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Toplam (1) adet yorum eklenmiştir.
Ziyaretçi 4 Şubat 2012 00:02
AKINCI TÜRKÜLERİ Tuna boylarında sıra selviler Tan yeli estikçe sessiz ağlarmış; Gül bahçelerinde baykuşlar öter... Şu viranelikler eski bağlarmış! Namaz-gâh bir otluk: Kalmamış taşı; Çeşmelerden akan : Kanlı gözyaşı... Orda bir güzei var, çatılmış kaşı; Ak alnına kara çatkı bağlarmış! Kırık minareden duyulmaz ozan.. Hep ocaklar sönmüş, devrilmiş kazan. Bir inilti duydum, sandım bir ozan; Sesime ses veren karlı dağlarmış! Söğüd dallarında hasta serçeler Eski akın destanını heceler.. Tuna ağlıyormuş bâzı geceler: Göğsünde kefensiz şehîdier varmış! Bozulan bağların üzümü acı; Âsî köle kesmiş eski haracı; Yine yedi kıral giymişler tacı... Şahin yuvasını kargalar sarmış! Haydi eski ozan, al sazı ele, Düşmanlar içine düşsün velvele. De ki: Hor bakmayın bu durgun sele; O, yetmiş bir kavme akın çıkarmış! M. FUAT KÖPRÜLÜ

Bu içeriği görüntüleyebilmek için Adobe Flash Player yüklemeniz gerekmektedir!

Get Adobe Flash player

Arnavutköy Belediyesinin öncelikli çözmesi gereken problem sizce hangisi?

Eğitim% 11.01(293)
Ulaşım% 17.81(474)
İmar% 18.15(483)
Güvenlik% 5.6(149)
Alt Yapı% 11.8(314)
Sağlık% 6.65(177)
İstihdam% 6.31(168)
Hepsi% 22.66(603)

Tirmizi ve Nesai'de şöyle denmiştir: "(İbnu Mesud) Akabe cemresine geldi. Vadinin dibinde durdu, kıbleye karşı yönelip, sağ kaşının üst hizasından yığma (taşları) atmaya başladı.."

Tirmizi, Hacc 64, (901)

Bu içeriği görüntüleyebilmek için Adobe Flash Player yüklemeniz gerekmektedir!

Get Adobe Flash player

Takımlar O G B M P
1Galatasaray623148
2Fenerbahçe641147
3Trabzonspor612333
4Beşiktaş612333
Şampiyonlar Ligi
UEFA Kupası
Küme Düşenler
İMKB 100
56.936
DOLAR
1,8295
EURO
2,3265
Cumhuriyet Altını
424,14
Copyright © 2006 Arnavutköy Rehberi- Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bu içeriği görüntüleyebilmek için Adobe Flash Player yüklemeniz gerekmektedir!

Get Adobe Flash player