ÇAĞIMIZIN YÖNETİCİSİ NASIL OLMALIDIR?

20 Nisan 2011 Çarşamba
Rafet FENER rafetfener@hotmail.com

Toplam kalite yönetiminde geçen “bir kurumdaki hataların % 80 i yönetimden kaynaklanır” kavramı beni çok etkilemiştir. Yönetimi kötü olan bir şirketin,bir kurumun başarılı olması mümkün değildir.Kurumların yönetiminin iyi olması  ise yöneticilerin kalitesine bağlıdır.

Peki “yöneten “ konumunda olan insanlarda ne gibi vasıflar bulunmalıdır?

İyi bir iletişim becerisine sahip olmalıdır

Herşeyden önce yönetici iyi bir iletişim becerisine sahip olmalıdır. Çevresine sürekli bağıran,çağıran,mesai arkadaşları ile konuşmayı küçüklük sanan,bulunduğu makama en layık kişinin kendisi olduğunu düşünerek herkesi kendinden bir basamak aşağı gören bir insan iyi bir iletişim becerisine  sahip olamaz.İletişim tek taraflı talimatlar yağdırmak değildir,duygu ve düşüncelerin karşılıklı ifadesidir.Zaman zaman yönetici konumunda gördüğümüz insanlar, ekibinde yer alan kişilerin ileri sürdüğü fikirler karşısında “bana akıl verme, sen sus, burada sana söz düşmez,” gibi yaklaşımlar sergilemektedirler.Böyle bir yöneticinin ekibinde yer alan insanlar nasıl fikir üretebilirler,çağımızın yönetim anlayışı olan ekip ruhunu nasıl oluşturabilirler? Astları ile zaman zaman bir araya gelemeyen, onların çalışma ortamlarına giderek yanına oturamayan yönetici ile takım arkadaşlığı nasıl kurulabilir? Yönetici önce beraber çalıştığı takım arkadaşları ile iyi bir iletişim ortamı sağlamalı, sonra yakından uzağa doğru bir seyir izlemelidir. Takım arkadaşlarının güven duymadığı, düşüncesine ve birikimine  inanmadığı bir yöneticinin uzak çevre ile mükemmel diyalog kurması kocaman bir yalandır.

Söyledikleri ile yaptıkları uyum içinde olmalıdır.

Yöneticinin en büyük özelliği söyledikleri ile  yaptıkları uyum içinde  olmalıdır. “Sen benim söylediklerimi yap, benim yaptıklarımı sorgulama” anlayışı iki yüzlü bir yaklaşımdır. Yönetici söylediğini önce kendi uygulamalıdır. Birçok yöneticinin arkasından konuşulmasının asıl nedeni budur.Başkalarına söylediği sözlerle kendisinin amel etmemesidir.Başkalarının adil olmasını söyleyen yönetici önce kendi adil olmalıdır.Takım arkadaşlarının mesai saatlerine dikkat etmesini isteyen ama kendisi dikkat etmeyen yönetici, yönetilen insanlar tarafından nasıl algılanır? Özellikle kamu kurumu yöneticileri sık sık devlet memurunun hareket alanını mevzuatın çizdiğini  hatırlatırlar, unutmamalıdırlar ki mevzuata kendileri de uymak zorundadırlar. Ama gerçek hayatta bu ilkenin sıklıkla çiğnendiğine herkes şahit olur.  Yönetici, konumuna göre trafik kuralına uymayabiliyorsa, sigara yasağını odasında içerek çiğneyebiliyorsa, devletin malını özel işlerinde kullanabiliyorsa, mevzuatı kendisi çiğniyorsa emrinde çalışan insanlardan nasıl dürüstlük bekleyebilir ki?

Zamanı yönetebilmelidir.

Modern dünyanın en büyük sorunlarından birisi de zamanı iyi değerlendirebilme meselesidir. Yönetici randevusuna dikkat etmelidir, toplantı saatine kesinlikle uymalıdır.Önceden saat vererek bir yere toplanan insanları saatlerce bekleten bir yöneticinin arkasından kimse güzel şeyler söylemez.Söylenenleri duymuyor olması yöneticinin avantajı hiç olamaz.Zamanı yönetemeyen, işi ve insanları nasıl yönetecek? İnsanların sürekli bir yerlere yetişmeye çalıştığı günümüzde zaman yönetimi çok özel bir önem arz etmektedir. Bununla ilgili güzel bir söz var” zaman kılıç gibidir,onu kuşanamazsanız o sizi keser”.Yönetici zamanı kılıç gibi kullanabilmelidir.

Adil olmalıdır

Adil olmak her insanın sahip olması gereken bir meziyettir. Ancak yöneticinin adil olması bir ferdin adil olmasından çok çok önemlidir.Çünkü yönetici aldığı kararlarla yüzlerce,binlerce insanı mağdur edebilir.Adil bir yöneticiye yönetilen kesim saygı duyar, onu takip eder.Yöneticinin adil olamaması kuruma güvensizlik getirir.Yönetimine güvenilmeyen bir kurumun toplumsal itibarı yerlerde sürünür.Ülkemizde en büyük sorunlardan birisi, yöneticilerin adil olamamasıdır.Avrupa ülkeleri ile ilgili duyduğumuz en güzel hasletlerden birisi de yöneticilerinin adil olma özellikleridir.Konulan kurallara önce yöneticileri uyan bir tolumda kurallar oturur.Avrupa ülkelerinde yazılı kurallar tıkır tıkır işlemektedir.Kimse ihlal ettiği bir kuraldan dolayı polise” sen benim kim olduğumu biliyormusun” demiyor Avrupa da.

Yönetici kurum çalışanları arasında adil davranmalıdır. Hemşehrisi olduğu için,    aynı siyasi düşünceye yakın durduğu için birini diğerine üstün tutmamalıdır.Üstünlük olacaksa çalışmalarındaki somut farklılıklar olmalıdır.Yönetici, aldığı kararlarla ,yaptığı icraatlarla yönettiği insanlar tarafından sürekli gözlenen kişidir.Yaptığım işi kimse anlamaz sanıyorsa çok yanılıyor demektir.  Yönetici, takım arkadaşlarına karşı kararlarını açık yüreklilikle savunabilmelidir.

Alan bilgisine hakim olmalıdır.

Bir kurumu yöneten kişi, kurumun işleyişi ile ilgili geniş bir bilgi birikimine sahip olmalıdır. Sürekli mesleki yayınları takip etmeli,mevzuatı bilmelidir.Mevzuat değişikliğinin daha sık yapıldığı günümüzde 20-30 sene öncesinin bilgisi ile kurumlar idare edilemez.Yöneticinin, yönettiği insanlarda güven oluşturmasının yollarından birisi de birikimi ile örnek olabilmesidir.Yönetici, her şeyi bilen kişi de değildir.Ama, bilmediği hususu iyi bir iletişimle halledebilir.Bilmediği konuyu biliyormuş gibi aktarması, ben söylüyorsam böyledir demesi yöneticinin bittiği andır.

Takım ruhu ile hareket edebilmelidir.

Çağdaş yönetim anlayışında tek kişinin yönetimi kavramı yoktur. Kurumdaki tüm olumlu işleri kendine,tüm olumsuzlukları maiyetinde çalışanlara yıkmak  çağımızın yönetici anlayışı olamaz.Orkestra şefi olabilmektir yöneticilik.Yönetici, zincirin kuvvetinin en zayıf halka kadar olduğunu iyi bilendir. Bir kurumdaki işleyişe sistem dersek, sistemde her parça eşit öneme sahiptir.Örneğin, sindirim sitemi, bu sistem içerisinde dişlerin görevi başka, yutağın görevi başka, yemek borusunun görevi başka, midenin görevi başkadır.Midenin ,sitemin en önemli parçası benim demesi anlamsızdır.Çünkü o aman dişler de şunu diyecektir, madem benim önemim yok, o halde yiyecekleri parçalamıyorum .Böyle bir durum karşısında midenin halini bir düşünelim.Tabi böyle olursa sistem çöker.Kurumda da herkes sistemin bir parçasıdır, amaca ulaşmak için herkes görevini yerine getirmelidir.

Yenilikçi olmalıdır.

Yönetici sürekli yenilik peşinde koşmalı, mükemmeli aramalıdır. Bu işler yıllardır böyle yapılıyor, farklılığa neden ihtiyaç duyuldu? Eski köye yeni adet mi getiriliyor, ben nasıl gördüysem öyle yaparım,senin bildiğin kadar benim unuttuğum var, alemin akıllısı biz miyiz neden önce biz yapalım gibi sözlerle ekibinin yenilik önerilerine karşı duran yönetici yenilikçi olamaz.Yenilikçi olmak, modaya uygun konuşma ve giyimle olamaz.Dünya da yenilikçi kurumlar AR-GE ye ciddi yatırımlar yapıyorlar.Yenilikçi yöneticinin tam karşıtı statükocu yöneticidir.Statüko durağanlığın sembolü konumuna gelmiştir.Yönetici, çalışma alanında dünyayı takip edebilmeli, güzel örnekleri kurumuna taşıyabilmelidir.küresel dünya da rekabet edebilmenin yolu oyunu kurallarına göre oynamaktan geçiyor.Unutmayalım ki kuralları da güçlüler belirliyor.Bilginin en büyük güç olduğu günümüzde, bilgi her yıl katlanarak çoğalıyor. Yenilikçilik bilgiye ulaşma, üretme ve onu ertelemeden hemen kullanabilmektir.

Bu köşe yazısı 11133 kez okunmuştur.
Bu sayfada sizin de yorumunuz yayınlanabilir!
Haber ile ilgili fikir ve düşüncelerinizi diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Toplam (4) adet yorum eklenmiştir.
Ziyaretçi22 Haziran 2013 23:06
2023 yılında sadık isimli bir yönetici gelecek o kişi türkiye yi islamiyeti dünyaya yayacak kişidir.dünya nın 2, fatihi olacaktır.
Ziyaretçi 5 Haziran 2013 13:06
Hocamı eskiden beri tanırım ama onun yöneticiliğinde anlattıklarının %10 unu göremedim.Hemen tüm arkadaşlarım aynı fikirdeydi.İnsanlar anlattıklarınıza bakmaz sadece yaptıklarına.Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Ziyaretçi27 Temmuz 2011 23:07
yönetici nasıl olmalıdır iyi de kimler yönetici olmalıdır bi de buna değinseniz hocam? ziya
Ziyaretçi25 Nisan 2011 12:04
Hocam iyi güzel anlatmışsınızda bu idealde bir idareciyi bulmak imkansız gibi.Bizim insanımız az bir koltuğa otursun herşey değişiyor.Vatandaşından kopuk, çalışanını hiç tanımayan,çevresindeki sorunlara duyarsız idareciler dolu etrafımızda.
Ayda Kaç Kitap Okuyorsunuz?


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim cenazeyi takip eder ve önce üç kere taşırsa (ölen kardeşine karşı olan) borcunu ödemiş olur."

Tirmizi, Cenaiz 50, 1041)

Dünya Radyo'yu Canlı Dinle
İMKB 100
78.208
DOLAR
1,7855
EURO
2,3595
Cumhuriyet Altını
424,14
Copyright © 2006 Arnavutköy Rehberi- Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.