Yaşar Alptekin: Namazla Yeniden Doğdum

Yaşar Alptekin: Namazla Yeniden Doğdum

16 Ocak 2013 Çarşamba 00:01
İlim Yayma Cemiyeti Arnavutköy Şubesi'nin davetlisi olarak Arnavutköy ilçesine giden sanatçı ve yazar Yaşar Alptekin, "Namaz ve Gençlik" konulu bir konferans verdi.

İlim Yayma Cemiyeti Arnavutköy şubesi'nin davetlisi olarak Arnavutköy Örfi Çetinkaya Endüstri Meslek Lisesine  giden sanatçı ve yazar Yaşar Alptekin, "Namaz ve Gençlik" konulu bir konferans verdi.  Okul Müdürü Ömer Çalışkan tarafından karşılanan Alptekin'in yanısıra İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Rafet Fener, İYC Arnavutköy Şube Başkanı Mesut Yavuz, Yönetim Kurulu üyeleri Hasan Kazankaya, Enes Durmaz ve çok sayıda öğretmen ve öğrencinin katıldığı konferansta, namaza nasıl başladığını ve hayattaki önemini anlattı. Alptekin, "Cenab-ı Allah, bizlere bu dünyada sayılamayacak kadar nimet vermiştir. Bizler de namaz kılarak şükretmeliyiz." dedi.
Namaza Nasıl Başladınız?
İnsanların sözde değil, özde Müslüman olması gerektiğini belirten Alptekin, "Kime sorsak, 'Elhamdülillah Müslümanım.' diyorlar ama şartlarını yerine getiriyor muyuz? Zararın neresinden dönülürse kardır. Bir an önce tövbe etmeli ve namazımıza başlamalıyız." diye konuştu. Yaşar Alptekin, namaza nasıl başladığını soran bir öğrenciye şunları anlattı: "Yoğun bir gün geçirdiğim için akşam eve geldim ve ses olsun, kafamı dağıtayım diye televizyonu açtım. Televizyonda ilk gelen ses, 'Ünlü işadamlarımızdan Sakıp Sabancı vefat etmiştir. Cenazesi yarın öğle namazından sonra kaldırılacaktır.' oldu. Bu cümlenin ne öncesini ne de sonrası duydum. Vücudumda müthiş bir titreme hissettim ve hemen içimden müthiş bir şekilde cenazeye gitmek geldi. İstiyordum ama cenaze namazında ne yapılır, onu bile bilmiyordum. Ertesi gün cenaze namazına gittim. Herkes oradaydı. O anda orada yatan kişinin, Türkiye'nin en zengin adamlarından biri olduğunu ve sahip olduğu hiçbir şeyi götüremediğini acı bir şekilde farkettim. En kötüsü ise benim ve orada bulunanların bunun farkında olmamasıydı. O gün akşam bir arkadaş bana namaz kılmayı öğretti. Nasıl kılacağımı, çizdiği resimlerle gösterdi. Ben de o resimlere baka baka kılayım dedim ama yanlış yapma korkusuyla en yakın camiye gittim. Cami kapalıydı ama ben hiçbir yere gitmeyip orada kaldım. Nihayet bir amca geldi ve camiyi açtı. Ben de tanınmamak için bir köşeye çekilip bekledim. Okunan ezanla o kadar güzel duygular yaşadım ki anlatamam. O gün kıldığım namazla yeniden doğdum. Şimdi sekiz yıldır o namazı arıyorum."
Artık,  'Yaşar Abi, selamünaleyküm.' diyorlar
İslamiyet'i tanıdıktan sonra hayatının tamamen değiştiğini vurgulayan Alptekin, "Eskiden insanlar beni gördüğünde, 'Ooo, Yaşar Alptekin'e bak.' diyorlardı. Şimdi ise, 'Yaşar Abi, selamünaleyküm.' diyorlar. Bu çok güzel bir duygu. Ben gençlere iyi örnek olmaya, namazın güzelliklerini anlatmaya çalışıyorum. Onlara niye namaz kıldığımızı anlatmaya, namaza özendirmeye çalışıyorum." şeklinde konuştu. Anne ve babaların hayattayken kıymetinin bilinmesi gerektiğini de hatırlatan Alptekin, "Bizlerin Cennet'e gidebilmesi için onların dualarına ihtiyacımız var. Anne ve babamızın hayır duasını alalım. Evinde yaşlı anne ve babasına merhamet gösteren insana, Cenab-ı Allah da merhamet gösterir." dedi.
Program sonunda Yaşar Alptekin'in, kendisine takdim edilen çiçeği, annesiyle arası bozuk olan öğrenciye vermesi ve elini öpüp çiçeği de ona vermesi sözünü alması konferans salonunda büyük alkış aldı. Alptekin, daha sonra kitaplarını imzaladı ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Arnavutköy Rehberi
Kategori:
Bu sayfada sizin de yorumunuz yayınlanabilir!
Haber ile ilgili fikir ve düşüncelerinizi diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Toplam (1) adet yorum eklenmiştir.
Ziyaretçi31 Ağustos 2013 09:08
Allah daim etsin

Bu içeriği görüntüleyebilmek için Adobe Flash Player yüklemeniz gerekmektedir!

Get Adobe Flash player

Ayda Kaç Kitap Okuyorsunuz?


Ziyad İbnu Sa'd İbni Dumeyre es-Sülemi (an ebihi an ceddihi) (ra) -ki bunlar (Sa'd ve Dumeyre) Resulullah (sav) ile birlikte Huneyn'e katılmışlardı- anlatıyor: "Muhallem İbnu Cessame el-Leysi, Müslüman olduktan sonra Eşca' kabilesinden birisini öldürmüştü. Bu, Hz. Peygamber (sav)'in hüküm verdiği ilk diyet vak'ası oldu. Uyeyne öldürülen Eşcai'nin katli hususunda ileri geri konuştu. Çünkü (Uyeyne) kendisi de Gatafanlı idi. Akra İbnu Habis de Muhallem'in taraftarı (olarak müdafaa için) konuştu, çünkü o da Hındeften idi. Derken (münakaşa ilerledi) sesler yükselmeye başladı, tartışma ve bağırıp çağırmalar arttı, Resulullah (sav) müdahale ederek, "Ey Uyeyne, diyet kabul etmez misin?" diye sordu. "Hayır! Vallahi harb ve ızdırabtan benim kadınlarıma ulaştırılan, onun kadınlarına ulaşmadıkça kabul etmiyorum!" cevabını verdi. Sonra bağırmalar yükseldi, tartışma ve bağırıp çağırmalar arttı. Resulullah (sav) tekrar araya girip: "Ey Uyeyne, diyet kabul etmez misin?" dedi. Uyeyne önceki sözlerini aynen tekrar etti. Bu hal, Beni Leys'ten üzerinde silah ve elinde de deriden mamul bir kalkan bulunan Mukeytil adında birinin kalkıp, "Ey Allah'ın Resulü! Bunun (Muhallem'in) İslam'ın başında yaptığı şu cinayete misal olarak, su içmek üzere havuzun başına koşan koyun sürüsünü gösterebileceğim. Sürünün ilk gelenlerine (öldürülmek veya uzaklaştırılmak üzere taş veya ok) atılır, arkadan gelenler de korkarak kaçarlar. Bugün hüküm koy yarın değiştir!" demesine kadar devam etti. Resulullah (sav) bunun üzerine (Muhallem'e dönüp) hemen şu hükmü verdi. "Derhal huzurumuzda elli deve vereceksin, elli deve de Medine'ye dönüşümüzde vereceksin!" Bu vak'a Resulullah (sav)'ın seferlerinin birinde cereyan etmişti. Muhallem uzun boylu, esmer birisi idi, cemaatin kenarında bulunuyordu. O ölümden kurtuluncaya kadar halk oradan ayrılmadı. Resulullah'ın (bu nihai hükmünden sonra) önüne, iki gözünden de yaşlar akar vaziyette oturdu ve: "Ey Allah'ın Resulü! Ben size ulaşan cinayeti işlemiş bulunuyorum. Ben Allah'a tevbe ettim. Sen de benim için ey Allah'ın Resulü, Allah'tan mağrifet dileyiver!" dedi. Resulullah (sav) yüksek sesle: "Sen onu İslam'ın başında silahınla mı öldürdün! Allah'ım, Muhallem'i mağrifet etme!" dedi. Ebu Seleme şu ilavede bulunur: "Muhallem göz yaşlarını ridasının ucuyla silerek kalktı." İbnu İshak der ki: "Muhallem'in kavmi, Resulullah (sav)'ın daha sonra onun için Allah'a istiğfar ediverdiğine inanıyorlardı."

Ebu Davud, Diyat 3, (4503)

Dünya Radyo'yu Canlı Dinle
İMKB 100
78.208
DOLAR
1,7855
EURO
2,3595
Cumhuriyet Altını
424,14
Copyright © 2006 Arnavutköy Rehberi- Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.